18 Mart 2011 Cuma

Roscigno - 27.07/10.08







Napoli'den yarım saat uzaklıktaki Salerno'ya trenle ulaştım önce, istasyonda indikten sonra da meydana yürüyüp Pecori Bus adını verdikleri Roscigno'ya giden tek ulaşım aracına bindim, biner binmez de iki kampçıyla hemen oracıkta tanıştım. Napoli'de yaşadığım kasvetli günlerin ardından bu genç insanlar ve kıpır kıpır konuşmalar, beni daha kamp yerine varmadan cezbetti. Yaklaşık 1,5 saatlik yolculuğun ardından dağların eteğinde bir köye geldik. Durak evin yakınındaydı ve kamp lideri bizi kapıda bekliyordu. Klasik ritüellerin ardından odalara yerleşme, beslenme ve sohbet edildi. Sonraki 2 gün diğer kampçılar yavaş yavaş geldi. Doğası, havası, insanları.. El değmemişti adeta, öyle sıcak ve benden bir parça vardı ki o İtalyan köyünde.. Ne yaşamaya doyabildim ne de görüp gezmeye, her güne hiç bitmesin diye ümit ederek uyandım. Civar köyler, yine civardaki nehirler pek turistik olmamakla beraber (çünkü merkeze oldukça uzak yerler, bu sebepten herhangi bir yolla merak edilmesi neredeyse olanaksız) gayet özenle muhafaza edilmiş ve her an bir misafir gelecekmiş gibi hazır. Sokakta yürürken kapısının önünde örgü ören teyzeler, göbeği çıkmış ve sokaklarda sohbet eden amcalar görmek an meselesi.. Herkes İstanbul'da ter içinde şikayet ederken Roscigno'da akşamları üzerinize hırka almadan oturmak söz konusu bile olamaz, bu da ayrı bir güzelliği.. Ayrılırken tanıştığım herkes bizi orada tekrar görmek istediklerini defalarca dile getirdi ve sanırım ben bu davetleri geri çeviremeyeceğim!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder